Kategori: Marka

Marka Tecavüz Davalarında Savunma Aracı olarak Tescile Dayalı Kullanım

556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nın yürürlükte olduğu sırada yerleşik hale gelmiş bir Yagıtay içtihadı, bir marka tecavüz ya da hükümsüzlük davasında davalının ihtilaf konusu markasal kullanımını bir marka tesciline dayandırması durumunda o markasal kullanımın haklı bir kullanım olarak kabul edilmesini, bir başka ifadeyle davacının öncelikli marka haklarını ihlal etmediğinin kabul edilmesini gerektirmekteydi ve bu durum da en başta haksız olarak elde edilmiş olan bir tescilin korunması anlamına gelmekteydi.

Sınai Mülkiyet Kanunu İle Gelen Bir Yenilik: Marka Tescili İçin Muvafakatname

Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) öncesinde özellikle Türkiye dışında yerleşik marka sahiplerinin biz vekillerden istisnasız ”Hayır” cevabını aldıkları bir soru bulunmaktaydı: Başvurumuz Türkiye’de önceki tarihli aynı/benzer bir marka nedeniyle aynı/benzer mallar/hizmetler için re’sen reddedildi, bu ret kararının üstesinden gelmek için önceki tarihli markanın sahibinden muvafakat ya da izin talep edebilir miyiz? 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren SMK ile birlikte gelen bir yenilik olarak muvafakatname istisnasının bir seçenek olarak mevcut olması bile başlı başına gerek biz vekiller gerekse de hak sahipleri için bir memnuniyet kaynağı.

Blog Kategorileri